Teknoloji ve İş Yapmak

Teknolojiyi kullanmak konusu açıldığında tarihten bahsetmek kaçınılmaz oluyor. Çünkü insanlık tarihi teknolojinin kullanılması ile büyük değişimler gösteriyor. İlk çağlarda yapılan en basit aletler ile başlatılabilir tarihi gelişim. Bugün ise teknoloji denildiğinde akla ilk olarak dijital gelişmeler geliyor. Sanayi devrimi, makineleşme, haberleşme ve ulaşımdaki büyük dönüşümlerden sonra artık yeni bir eşikteyiz. Bu konuda söylenmiş çok fazla şey var. O kadar ki artık sosyal medya profillerini bu bilindik kalıplarla yöneten insanlar ve kurumlar var. Konuya aşina olanlar için bir şey ifade etmese de “teknoloji üretmeliyiz, yenilik yapmalıyız” lafları rağbet görebiliyor. Daha müreffeh, daha zengin bir hayat vadeden bu vaazların takip edilmesini anlamak zor değil. Yine de bunları bir basamak olarak kullanmak pek mümkün değil. Umut Sarıkaya karikatürü gibi “daha yeni övdüm diyorum” diyerek yola devam etmek gerekiyor. 

Teknoloji kullanmak, bir şeyi satın almanın ötesinde bir anlam taşıyor. Cihazlara, yazılımlara büyük paralar ödemek yetmiyor. Satın alınan şeyin devam etmekte olan işi daha verimli hale getirmesi ve kullanıcılar tarafından benimsenmesi gerekiyor. Benimsenme hem çalışan/üreten hem de müşteri/tüketen için gerekli. Kabul görmesi ve kullanıcı alışkanlıklarının gelişmesi gerekiyor. Bunun ön koşulu da aslında teknolojinin işi/ürünü/süreci daha verimli hale getirmesi. Kabul edilme kısmında bir dizi etken söylenebilir. Bunlar konumuz değil. Burada asıl odaklanmamız gereken şey verimlilik. 

Verimlilik, basitçe, aynı girdilerle daha fazla üretim sağlanması olarak tarif edilebilir. Teknoloji, insanlık tarihinin başından beri bu açıdan büyük fayda sağlıyor. Tekerleğin kullanılması en basit örnek olarak kullanılabilir. 

Bugün her şey telefonlar ile yapılmaya çalışılırken, uzaktan çalışma ve eğitim pratikte -ister zorunlu ister gönüllü olarak- denenirken teknolojiyi kullanmak ne demek? Yeni bir Windows yazmak, yeni bir Apple üretmek, yeni bir Facebook kurmak bugün mümkün olsa bile gerçekçi değil. Ya da bir uygulama yapıp köşeyi dönmek değil mesele. Bunu yapabilecek kitle de teknoloji pazarında çok küçük bir müşteri kitlesi. Oysa hemen her birey ve işletme belli işlerde teknolojiyi kullanarak verimliliklerini arttırabilirler. Asıl hedef kitlenin bu olduğu unutulmamalıdır. Bir işletmeci için uygulama yapıp zengin olmasını önermek yerine yaptığı işi verimli hale getirip işletmesini uzun ömürlü kılmak ve büyütmek vaadi daha gerçekçidir. 

Temel elektronik cihazlar, bilgisayar, mobil telefon ve internetin standart olarak kullanıldığı toplumlarda teknoloji geçmişe göre daha ucuz. İmalat ve hizmet sektörleri ihtiyaçlarını belirleyerek teknoloji yatırımları ile rakiplerinin önüne geçebilir veya değişimleri yakalayabilirler. Kritik soru maddi ve manevi olarak buna ne kadar hazır oldukları. Görünen tablo şu: kendilerini geliştiremeyen, verimsiz işler sürdürülebilir değiller. Teknoloji tam da burada bir fırsat yaratabilir. Bunun da kendi içinde birçok yönü bulunuyor tabi. Fakat teknoloji ile iş yapmak bahsine şimdilik kısa bir giriş yapmış olalım. 

Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir